Serbest Kürsü Etkinliği Kadın Hakları Ve Sorunları Ankara

Serbest Kürsü EtkinliğiKadınHakveSorunları-Ankara Kadın Hakları Ve Sorunları Ankara

Tarih: 08.03.2015 Pazar
Katılım: Elif ÇAR ve Şule TÜZEN

Tüm Dünya’da 16 Aralık 1977’den beri 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanıyor. Peki neden kadınların haklarına ve yaşanılan sorunlara dikkat çekmek için 8 Mart’ta binlerce insan meydanlarda toplanıp sesini duyurmaya çalışıyor? Başka günler değil de neden 8 Mart’ta hiç düşündünüz mü?

 

8 Mart 1957’de ABD’nin New York şehrinde bir dokuma fabrikasında çalışan 40 bin işçi daha iyi çalışma koşullarına sahip olmak için greve başlamış ancak polis müdahalesi sonucu saldırıya uğrayıp fabrikaya kilitlenmiş. O sırada fabrikada çıkan yangın sonucu kaçamayıp 129 kadın işçi hayatlarını kaybetmişler.

 

Bu üzücü olaydan 20 yıl sonra Birleşmiş Milletler Örgütü 8 Mart’ı Dünya Emekçi Kadınlar günü ilan etti. O günden beri her yıl Dünya’nın farklı yerlerinde farklı şekilde bugün anılıyor. Türkiye’ de ise ilk 1921 yılında kutlanıp 1975’te sokağa taşınarak halen kutlanmaktadır.

 

Ülke olarak 8 Mart’a yakın haftalarda genelde meydanlara yapılan yürüyüşlerle, 8 Mart’a özel kısa filmlerle, Kadınlar Günü konserleri, sergileri gibi etkinliklerle ve birde unutmamak gereken bir diğer şey meydanlara kadınlara kırmızı karanfil dağıtılmasıyla kadının özel olduğunu, onun da hakları olup onların korunması gerektiğini vurgularız. Ancak 8 Mart’ın etkilediği haftalardan çıkınca yine günlük yaşantımıza geri döneriz. Kadın o 8 Mart’ta binlerin sesini yükselterek belirttiği sorunları yaşamaya devam eder. E o zaman şimdi ne oldu ? Kadın sadece 8 Mart’ta mı kadındı yani? Teorikte durum böyle olmamasına rağmen kadınla ilgili hakların uygulanmasına sorunların çözülmesine gelince ne yazık ki ülkemizde bir yere varılmıyor.

 

Kadının yaşadığı sorunlar aslında doğduğu günden itibaren ortaya çıkacağı günü bekliyor. Bunun ana nedeni ataerkil bir toplumda yaşıyor oluşumuz. Erkek egemenliğinin hakim olduğu bir toplumda nasıl kadın çeşitli alanlarda sorun yaşamasın ki?

 

Kadının özellikle yaşadığı sorunlar şu şekildedir:

 

Toplumsal ve kültürel baskı: Toplum tarafından kadına yüklenen roller kadını aile, sosyal ve iş hayatında önemli ölçüde etkiliyor. Kadın dediğin eşine çocuğuna bakar, evi temizler, kadın dediğin ailesiyle ilgilenebileceği mesleği seçer, kadın ancak eşiyle dışarı çıkabilir gibi pek çok durumla karşı karşıya.

 

Şiddet: Ülkemizde özellikle Doğu ve İç Anadolu Bölgelerinde daha fazla yaygın olan kadına şiddet, kadının topluma katılmasını engelleme, başkalarının isteğine göre yaşama gibi durumlarla karşı karşıya bırakıyor. Ailede babanın, kardeşin veya eşin ailesi olmasa bile kendinde bu hakkı gören sevgili sıfatındaki erkeğin kadına şiddet uygulaması özellikle zihniyetinin yanlışlarla şekillenmesinden kaynaklı. Bunun yanında kadını statü olarak çekememe, psikolojik sorunları ve namus kavramı erkeği kadına şiddete yöneltiyor.

 

Çalışma hakkından yoksunluk: Eğitim özgürlüğünün kısıtlanmasına bağlı olarak bir meslek edinememesi kadının yaşadığı büyük sorunlardan. Bunun yanı sıra kadın bir mesleğe sahip olmasına rağmen çalışma yerinde hak ettiği statüye sahip olamama, kadın- erkek arasındaki gelir adaletsizliği, çalışma koşulları, toplumsal rollerinin ona dayattığı çeşitli sorumluluklar onu çalışma hayatından alı koyuyor.

 

Cinsel istismar: Kadının yaşadığı en önemli sorunlardan birisidir. Zihniyeti bozuk, ahlak kavramı tam olarak gelişmemiş insanların kadının söylediği söze, yaptığı davranışa, giydiği kıyafete bağlı olarak kendinde kadının cinselliği kullanma hakkı görerek kadının izni olmadan onu tecavüz veya tacizle kadının hayatını önemli olarak etkiler. Bununla beraber kadın; şiddet, ölüm, töre cinayeti, eğitim/ çalışma hakkını kaybetme, özgürlüğünün kısıtlanması, zorla evlendirme gibi pek çok sorunla karşı karşıya kalır.

 

Eğitim: Kız çocukların okutulması sorunu yapılan bir çok sosyal sorumluluk projesi ve farkındalık kampanyalarına rağmen hala devam etmektedir. Eğitim kadının meslek sahibi olması, kendini/ ailesini/ çevresini doğru şekilde geliştirebilmesi için çok önemlidir. Ancak buna rağmen ülkemizde pek çok yerde, özellikle Doğu bölgesinde, kadınların eğitim hakkı kısıtlanmaktadır.

 

Kadının yaşadığı sorunları toplumsal- kültürel baskı, şiddet, çalışma hakkından yoksunluk, cinsel istismar ve eğitim olarak 5 ana başlık altında toplamamıza rağmen kadının yaşadığı sorunlar sadece bunlardan ibaret değildir. Kadın eş seçme, boşanma, seçeme- seçilme, miras, sağlık hakkı gibi anayasada geçen daha pek çok konuda da sorun yaşamaktadır. Kadının bu konularda ve güncel olarak yaşadığı sorunlarla ilgili konularda pek çok hakkı vardır.

 

Kadın hakları Türkiye’de birçok Avrupa ülkesine göre yıllar öncesinden tanınmasına rağmen uygulama konusunda halen birçok eksiklik vardır. Bunun nasıl giderilebileceği konusunda ise bizce ancak eğitimle mümkündür.

 

Günümüzde kız çocukların eğitimi için Kardelenler, Baba Beni Okula Gönder gibi kampanyalarla, çeşitli projelerle, STK’ların faaliyetleriyle, askerde erkeklere bu konularda verilen eğitimlerle bu eksik kapatılmaya çalışılmaktadır. Ancak önemli nokta şu ki; zihniyetler değiştirilmedikçe ve sorunlara gerçekçi uygulanabilir çözüm bulunamadıkça bu sorunlar devam edecektir. Yani biz toplum olarak düşüncemizi değiştirirsek, ülkece ölümler ve haksızlıklar olmadan daha güzel günler geçirebiliriz.