Serbest Kürsü: Üniversite Öğrencileri ve Yaşadıkları Sıkıntılar

SERBEST KÜRSÜ ETKİNLİĞİ
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ VE YAŞADIKLARI SIKINTILAR

Tarih: 18.02.2015 Çarşamba

Katılım:
Ümit YARDIM | H. Elif ÇAR | M. Ali ULUCAN | Hasan UZAL | Şule TÜZEN | Gökçe DELİCE

Üniversite Öğrencisi Kimdir?
Herhangi bir üniversiteye kayıtlı olan, meslek için ilk adımın atıldığı, aile veya toplumsal baskıya maruz kalan, sistem için zorunlu (ekonomik özgürlük) olan bir bireydir.
Öğrenci denilince kendisine bilgi girişi olan, özgür, serbest hareket alanı olan, idealist yaklaşım, farklı kültürlerle etkileşen, kişilik zeminini hazırlayan, kendi hayatını, parasını yöneten ( kısıtlı bütçe ile hayatta kalan) kişidir.
Size bir soru sormak istiyoruz:
Hangi bölümden mezun olursan ol, yine aynı parayı kazanacak olsaydın, yine de okuduğun/seçtiğin bölümü seçer miydin?
Bu sorunun cevabını kendi kendine vermen önemlidir.
Peki üniversite öğrencilerinin meslek seçimini nasıl yapıyor:
– Aile baskısı
– Toplumsal baskı ve dayatma (daha fazla para kazanılacak bölümün seçilmesi)
– (çok azı) İlgi ve ihtiyaçlarına göre

 

Hangi meslek grubunda aktif çalışma yapan kişilere sorsak, bu bölümü seçmeyin diyor, hangi bölüm seçilecek o zaman? (Eğitim sistemindeki sorun)

 

Bizler etkinliğimizde üniversite öğrencilerinin yaşadığı çeşitli sorunları gün yüzüne çıkarttık. Bunlar başlıca şu şekildedir:
– Okulların öğretim yeri olup eğitim yeri olmaması.
– Eğitim sisteminde bazı bölümlerin hak ettiği değeri görmemesi (Öğretmenlik mesleği gibi)
– İlk golü meslek seçerken yeriz. (Meslek seçimi)
– YÖK tarafından belirlenen eğitim süreleri o meslekte yetkinleşmek için yeterli değil.
– Öğrenciler hak ettiği parayı alamıyorlar ( mesleğini yapanlar da hak ettiği parayı alamıyorlar)
– Yurt giriş-çıkış saatlerinin gençlerin sosyalleşmesini ve kültürel etkinliklere katılmasını engellemesi
– Devletin bütün öğrencilere burs vermesi gerek. Kredi adı altında geri para ödemesinin yapılmaması gerekir.
– Yerel halkın öğrenciden geçinmesi
– Kiraların yüksek olması
– Öğrenciye verilen evlerin bakımsız olması
– Öğrencilerin barınacakları kadar yerin olmaması
– Öğrencinin ‘namusunun’ kamuya ait olması Toplumun kültürünü bozduğu düşünülmesi
– Kadın erkek aynı binada /evde kalmamasının savunulması
– Toplumsal önyargı öğrencilere çok fazla ( ‘Bakış açın kendini yansıtır’)
– Üniversiteden sonra işe girene kadarki sürecin yeterince açıklanmaması
– İşe ilk girildiğinde sistemin nasıl olacağı, görev tanımları, işin kapsamının tam açıklanmaması
– Öğrenci indirimlerinin sadece ‘paso’lara bağlanması
– 3. sınıfta yapılan staja kadar bölüm iyice tanınmıyor
– Öğrenmeye yönelik stajlardan ziyade işin yürümesini destekleyecek eleman açığının kapatılması mantığıyla staj kurgulanıyor (ucuz iş gücü)
– Kültürel etkinliklere katılacak zamanın mevcut eğitim sisteminden mümkün olmamasından dolayı gençler sosyalleşemiyor
– Etkinlik sonrasında dönüş yolunda gençleri her türlü tehlike bekliyor olabiliyor ( gece geç saatte biten tiyatro etkinliği gibi)
– Düşüncelerini özgürce söyleyebilecekleri sistemlerin/platformların olmaması

 

‘Başka insanların ne yapmak istediğine göre senin hayatın şekilleniyor.’

 

– Eve geç kalan çocuğun cezalandırılması gibi okulu uzatan kişilerin harç ücretlerinin, yurt ücretlerinin artması, burslarının kesilmesi sorunu
– Üniversitelerin laboratuvar ve kütüphane gibi bilgiye ulaşma araçlarının yetersiz olması.
– Lisede ezberci – üniversitede araştırmaya yönelik eğitim sistemi izlenmesi ( üniversite öncesi eğitim sistemi üniversiteleri destekler nitelikte değil)
– Bilgiye ulaşmada ve yönlendirmede sıkıntı var
– Akademik kaynakların çok azının Türkçe ’ye çevrilmiş olması
– İngilizce hazırlık eğitiminin yetersiz olması
– Üniversiteye giriş sınavının gerçekten etkili bir seçim/belirleme aracı olmaması
– Üniversite eğitim görevlilerinin (hocaların) öğrencilere bakış açısı/önyargısı/tutumunu Bu sorun sonucunda öğrencilerinin özgüvenleri kayboluyor, özverileri gidiyor ve mesleki alanla ilgili bir tercih yapılması durumunda hocaya göre seçim yapılıyor.
– Öğrenciler tarafından ortaya atılan teknik proje fikirlerinin desteklenmemesi (veya az desteklenmesi, hocaların fikirleri sahiplenmeye çalışması)
– Üniversite olanaklarının engelli öğrenciler için yeterli olmaması (Fırsat eşitsizliğinin ortadan kaldırılmaması)
– İmkanı kısıtlı bireylere kitap vb. temel materyallerin sağlanmaması ve bunların alınmasının not açısından önem arz etmesi
– Yaz okulunun para kapısı olarak görülmesi
– (Öğrencilerin) Toplumsal sorunlara duyarlı olmamak
– (Öğrencilerin) Araştırma yeteneğinin olmaması

Çözüm Önerileri
Belirlenen konular üzerinde yapılan konuşmalar sonucunda bazı çözüm önerileri ortaya atıldı. Bunlar şu şekildedir:
– Öğrenci apartmanlarının olması. Katların sadece öğrencilere kiralanması, yurt mantığı olmaması, giriş çıkış saatlerinin olmaması, toplum baskısının minimum olması vb.
– Stajın ilk sene mesleği tanımaya, sonraki senelerde meslekte geliştirmeye göre kurgulanması. İşin yürümesi mantığından ziyade öğrencilerinin eğitilmeleri üzerinde durulmalı.

Sektör ve Üniversite iş birliklerinin tutmamasının nedeni Üniversiteler ‘eleman’ yetiştirmez, ‘mühendis’ yetiştirir mantığıdır.

Üniversitelerdeki bölümlere açılan kontenjanlar ülkenin iş gücü ihtiyacına göre belirlenmemektedir. ‘ Devlet iş kapısı değildir’ mantığı ile durumu açıklamaktadır.

– Sosyal etkinliklerin öğrenciler için yeterli kalitede olması (Üniversitede kültürel etkinlikler öğrenciler için yeterli midir?)
– Üniversitede bilgiye nasıl ulaşılabileceği konusunda bilgilendirme ve/veya seminerlerin verilmesi