“Sen aslında ne yaparsın ya da sen kimsin?”

Benan Özan: Yerinde duramayan ben yemediğim hiçbir halt bırakmamakta kararlıydım. işe önce maydanoz yiyerek başladım. Gözlerime iyi gelsin de dünyayı farklı gözlerle görebileyim diye önüme gelen sergiye, konferansa, söyleşiye, dinletiye katıldım. yoruldum, ağladım, güldüm, eğlendim; ama hep hiperaktiftim. Son olarak Hacettepe Üniversitesi’nde öğrenim savaşı vermek gözlerime pek de iyi gelmedi ve bu sayede yeni bir yeteneğimi keşfettim. Gözlerim açık uyuyabiliyorum bazen derslerde. Maydanoz göze iyi gelir derler bir de. 😉

Burçin Parçal: Efendime söyleyeyim konuşkan, eğlenceli biri olan ben gülmeyi de güldürmeyi de çok severim. Sinirli bir yanım da vardır; ama zor sinirlenirim. Bekletilmeyi hiçççç sevmem. Bir çocuk gelişimci de olmaması gereken bir özellik belki de ama biraz mükemmeliyetçiyimdir. Bir de şiir okumayı çok severim. Genelde insanlarla anlaşırım, ortama uyabilen bir yapım var ama sevmediğimi de sevemem abi! Sevmediğim bir özelliğim ise unutkanımdır (pek et, tavuk ve balık yemediğim için)

Cansu Dülger: Çılgınım ben biraz ımm galiba deliyim. Evet biraz da eserekliyim kafam bozulur basar giderim. Aklıma sürekli bir şeyler gelir insanların kafasını şişiririm. Her şeye balıklama atlarım, aynı anda bir sürüüü şey yaparım tamam ya artistlik olmasın yapmaya çalışırım. Aynı anda üç kitabı birden okuma potansiyelime şaşarım zamanla nerde ne oluyordu yaa der kitapları fırlatırım. Bazen depresyona girer eve kapanırım, telefonumu kapatırım, kendimi kapatırım sonra 6 ay ömrüm kalsa bütün bunları yapar mıydım diye sorgular yepyeni işler karıştırmak için sokağa çıkar, derin bir nefes alırım. Yaşamak güzel şey be kardeşim der yoluma bakarım. 🙂

Eda Ceren Erel: Ben yolculukları severim, uzun uzun yollar çıksın diye önüme, otogarları da çok severim, ama otogarları en çok kırk milletten insanı bir araya topladığı için severim. Yolculukları da beni kırk iki milletten insanla karşılaşma ihtimalimi arttırdığı için severim, bir de sadece yolculukta dinlemeyi beklediğim şarkıları için severim, bir de kendimi düşünmeye vakit ayırabildiğim için severim. Bazen sevmek için neden aranmazmış. Evet, ben yolculukları seviyorum. 🙂

Halit Nart: Olması muhtemel bir düşüm ben… Sonbahara inat düşmeyen yapraklar gibi…

Minel Altıner: Bir doğa aşığıyım ben, her gün geçtiğim yoldaki her yerde olan ota, her gün selam verenim, anlaşıldığı üzere biraz şairim. Olmadık şeyler yapar, olmadık şeyler söyler ama ne yaptığımı bilirim, kimine göre biraz deliyim. İnsanı araştırmayı severim, insanı kendimden bilirim, işte ilk baloncuk yazarlarından olmam da size delilim. 🙂

Neslihan Güneş: Ben kocaman şişko bir ev kedisi ruhuna sahibim. Kendimi severim, rahatımı severim, sevdiklerimi severim sevmediklerimi sevmem. Sevdiklerim için uğraşırım. Sevdiklerim kişilerle sınırlı kalmaz iş, güç, oyuncak, yemek gibi şeylerdir. Huyum suyum duruma göre değişir.

Özge Kanbur: Ben tamamlanmayı bekleyen kocaman bir tabloyum. Zaman içerisinde bir şeyler öğrendikçe, yeni insanlar tanıdıkça, yeni yerler keşfettikçe, deneyimler kazandıkça tamamlanmayı bekleyen bir tabloyum. Kimi zaman çok gerçekçiyken kimi zamanda bir o kadar hayalperest olabilen biriyim. Müzik dinlemeyi ve dans etmeyi çok severim. Çünkü kendimi en mutlu hissettiğim gerçeklerden uzaklaşmak istediğim anlarda beni iyi hissettiren şeylerden iki tanesi…

Ramazan Öter: Aslında ben teknolojinin bir parçası olmak isteyen çok hırslı, güleç, eğlenceli ve eğlenceyi seven bir genç olmakla birlikte arada okuyan ve kendini geliştiren bir kişiyim. Ben aslında vaktinin çoğunu boşuna harcayan, mantıklı gelen her işi yapan ve seven bir kişiyim.

Şeyma Dal: Ben denizim, bir de gökyüzü. Zaten ayrılmaz ki ikisi birbirinden. Renk paylaşımı var bir kere aralarında ve hayat bu ikisi arasında. Güneş doğup batarken benimle, yıldızlar benimle, ay da benimle!… Bir gece vakti deniz kenarına oturup gökyüzündeki yıldızları seyrettiğini düşün (tabi burada tek başına olmaman önemli). Gerçi seyredilen değil de seyreden olmak daha romantik olurdu da, işte… Ben anca deniz olurum, bide gökyüzü. 🙂

Ümit Toprak Yardım: Bu ‘ümit’ insanı, hayatını sürekli ele alır her fırsatta. Farklılıkları yakalama çabasındadır. Mühendistir. Plan program yapıp bunları hayata geçirmeye bayılır. Yaşar bulutların ve tüm gerçekliklerin üzerinde…

Yavuz Sultan Selim Kavrık: Bir koca yılım aslında ben. Kış güneşini çiçeğe yaz yağmurunu kurak topraklara sorarım. Toprak için, ağaç için, insan için uğraşırım. Ama anlayan anlar aslında onun için uğraştığımı.

Hasan Uzal : Herkesin Aradığı Sevginin Adı Nedir?” sorusunun cevabıyım ben. Sevgiden yanayım, barıştan yanayım, aşklayım Mehtaplı gecelerdeyim. Çok büyük bir ailem vardır, incinsen de incitme diyen herkes kardeşimdir benim.

Mehtap Topkaya: Güneşin doğduğu özgürlüğün topraklarında doğdum ve gidilmemiş toprakları güneşin hiç batmadığı ülkeyi arıyorum, bir arpa boyu yıl geçti ömrümden; aslında ne zaman var ne ben asla vazgeçmedim, güneşin hiç batmadığı ülkeyi tek soruda gizlenmiş bir soruda buldum; herkesin aradığı sevgilinin adresi nerede..